Altındağ, Ankara'nın tarihsel çekirdeğini oluşturan, kentin en eski yerleşim merkezidir. Bölge, tarih boyunca Hititlerden Friglere, Lidyalılardan Perslere, Galatlara, Romalılara, Bizanslılara, Selçuklulara ve Osmanlılara kadar pek çok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. İlçenin simgesi olan Ankara Kalesi, bu köklü geçmişin en canlı tanığıdır.
Cumhuriyetin ilanıyla birlikte Altındağ, modern Türkiye'nin başkentinin yönetim merkezi haline gelmiştir. Ulus Meydanı, Birinci ve İkinci Meclis binaları ile Cumhuriyetin kuruluş felsefesinin mimari tezahürlerine ev sahipliği yapmaktadır. Hacı Bayram-ı Veli Camii ve çevresi ise bölgenin manevi ve kültürel dokusunu yansıtan en önemli merkezlerden biridir.
İlçenin tarihi sokakları ve evleri, özellikle Hamamönü ve Hamamarkası bölgelerinde yürütülen restorasyon çalışmalarıyla turizme kazandırılmış, kentin kültürel belleği yeniden canlandırılmıştır. Bugün Altındağ, geleneksel Türk evleri, müzeleri ve sanat galerileriyle bir açık hava müzesi niteliğindedir.
Günümüzde Altındağ; tarihi dokusunu korurken modern şehircilik anlayışıyla gelişen, ticaretin kalbi olan Siteler gibi önemli sanayi bölgelerine sahip ve Ankara'nın en önemli kültürel miras noktalarını bünyesinde barındıran dinamik bir ilçedir.
Modern Bir Merkeze Dönüşüm
Günümüzde Altındağ; metro, metrobüs ve otobüs hatlarının kesişim noktasında bulunan stratejik konumu, yoğun iş merkezleri, alışveriş olanakları ve dinamik nüfusu ile İstanbul'un en önemli aktarma ve yaşam merkezlerinden biri olarak varlığını sürdürmektedir. Kırsal bir araziden modern bir metropol semtine uzanan bu yolculuk, İstanbul'un büyüme hikayesinin de bir özetidir.